href="http://www.Mafia 1930.de/index.es?action=index&memberID=1144562" target="_blank">
Online Game komik - ÇOCUKTAN AL HABERİ - Blogcu



BELÇİKA

4/2/2007 · Kategori: komik

26 mart 1998 de Belçika  Senatosu sözde Ermeni soykırımını tanıdı.

21 Nisan’da Belçika senatosunda kabul edilen ve mevcut Yahudi soykırım kanununu genişleten tasarı inkarcılara ” 8 günden 1 yıla kadar hapis ile 26 Euro’dan 5 bin Euro’ ya  kadar para cezası öngörüyordu. Amaçlanan sözde Ermeni soykırımına karşı Türkiye'nin  ve Türk vatandaşlarının gerçekleri açıklamasının önünün kesilmesiydi. Ancak bu yasa Belçika meclisinde reddedildi.


 

Kongo: 1908  yılına kadar  Kongo’da kauçuk çiftliklerinde çalışmayı  reddeden veya  Belçikalı sömürgecilere direnen 10 milyondan fazla  Kongo`lu  en aşağılık  şekilde işkencelerle soykırıma  uğratıldı.O tarihte Kongo`nun  nüfusunun 20 milyon olduğunu düşündüğümüzde vahşetin boyutları daha net ortaya çıkıyor.5 milyona yakın bir nüfusunda cezalandırmak maksadıyla kol veya bacakları kesildi. Kongo o yıllarda Belçika Kralı 2. Leopold’un şahsi malıydı.

 

Ruanda: 1890 Brüksel konferansında, bölgede neredeyse hiç Alman olmamasına rağmen, hakim devletlerce Ruanda  Alman idaresine verildi. Doğal kaynaklar açısından zengin diğer devletler varken, kendi paylarına bu fakir ve karasal devletin düşmesinde yarar görmeyen Almanlar, 1907'ye kadar ülkeye bir idareci bile göndermediler.

1.Dünya Savaşı'nın ardından Ruanda`nın  yönetimi savaşın mağlubu Almanlardan alınıp bir başka sömürgeci Belçikalılara verildi. Belçikalılar Ruanda`ya   acımasız kurallarıyla geldiler. O güne kadar hayatlarında çalışmayı doğal yaşam gereklerini karşılamak dışında fazla gerekli görmeyen  Ruandalı`lara  kahve tarlalarında çalışma zorunluluğu  ve çalışmak istemeyenleri kırbaçla cezalandırma gibi kurallar koydular.
 

BELÇİKANIN RUANDA KIYIMI

 


Ülkede o zaman yaşayanların  %90'ı Hutu,  %9'u  Tutsi,  %1'i  ise  Pigmeydi.  Pigme`ler yaşam alanı ve kültür olarak diğerlerinden farklı olsalar da, o güne kadar bir arada yaşayan Tutsi ve Hutular birbirlerine kaynaşmış birbirlerinden bir  farklılıkları yoktu. Afrika siyasetinde, yönetici ve yöneten unsurların birbirinden ayrılması prensibi uygulayan Belçikalılar yeni  politikayı  Ruanda için ileride kontrolün elde tutulmasının garantisi olarak gördüler. Belçikalılar, bölgede bulunan azınlıktaki Tutsi`leri,  Hutulara karşı desteklediler.Bu amaçla da  Tutsi`lere  ırka dayalı bazı ayrıcalıklar verdiler.

Koloni güçlerine kolaylık olması amacıyla, herkese, ırklarını gösteren kimlik  dağıttılar. Tutsi ve Hutuların aslında ortak olan, dil-gelenek-etik  geçmişleri ve kültürleri yok sayılarak, bir tür yapay ırksal ayrımcılığa başlandı. Belçikalı yöneticiler ayrımcılığı körüklemek amacıyla işe alımlardan, hastane kabullerine kadar her kararı ırksal farklılıklara göre aldılar. Bu dönemde Tutsiler, Hutulara göre çok daha iyi yaşam şartlarına ve çok daha iyi işlere kavuştu.

İnsanların hangi ırktan olduğuna karar verilirken bazı akıl dışı ve objektiflikten  uzak kriterler kullanılmıştır. Etiyopya kökenli olduğuna inanılan ve Nuh'un soyuna dayandırılan Tutsilerin  daha ince yapılı ve narin bir görünüşe sahip olduğu iddia edilmiş ve fiziki üstünlükleri olanlar (Örneğin: Uzun boylulular, güzel görünümlüler) Tutsi sayılmıştır. Bunun yanında zengin olanlar da (Örneğin: 10 inekten daha fazlasına sahip olanlar) Tutsi olarak kaydedilmiştir. Daha sonra üniversiteler, eğitim ve sosyal olanaklar neredeyse Hutu`lara tamamen kapanmıştır. 1950' lere kadar Tutsileri  Hutulardan üstün tutma siyaseti güden Belçika, bu tarihten sonra savaşın ardından, özgürlükçü akımların güç kazanması üzerine, Hutu`ların üzerindeki baskıyı hafifletmiş hatta zamanla, sayıca üstünlüklerinden ötürü, Hutuları desteklemeye yönelmişti. Bunun bir sebebi de, uzun vadede  ülkedeki yönetimin seçimler aracılığı ile sayıca üstün Hutu' lara  geçme  olasılığının artmasıdır. Belçika, hem Ruanda`yı hem de Burundi' yi, 1962 yılına kadar, her iki devletin bağımsızlıklarını kazanmasına kadar yönetti. Bu dönemdeki Belçika yönetimi  tıpkı  İngilizlerin, Güney Afrika cumhuriyetinde olduğu gibi, yerli halk üzerinde acımasız ve adaletsizdi.

Belçika'nın  Ruanda'da  arkasında bıraktığı bu yapı  1994 Nisanında inanılamayacak  kadar  vahşi bir katliama sebep oldu. İnsanlık tarihinin en hunhar soykırımı Hutu`lar tarafından gerçekleştirildi. Bir buçuk  yıl  süren  savaşta  1.5 milyon insan öldürüldü.



 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

en komedi fıkralar 2

27/1/2006 · Kategori: komik

Bir gün tımarhane görevlilerinden biri bahçede gezerken iki deli görmüş. Bakmış ki delinin biri ağacın üstünde; biri ise ağacın altında. İkisi de bir şeyler yapıyormuş. Aşağıdakine sormuş: - "Yukarıdaki ne yapıyor?" - "Şu yukarıdaki mi? Sen buna bakma, salak işte. Ceviz ağacından armut toplamaya çalışıyor." - "Peki ya sen burada ne yapıyorsun?" - "Ben de düşen armutları topluyorum."

 


Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"

 


Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

href="http://www.Mafia 1930.de/index.es?action=index&memberID=1144562" target="_blank">
Online Game